yolcu...

son...

Ekim 4, 2009 ·


  Bir veda metnimiz bile olamadı... Ya hep sessiz sedasız yalnızlığımız sırtımızda  kimsecikler bilmeden ve önemsemeden kaybolduk ortalıklardan ya da bizi terk ettiler hep hiçbir şey söylemeden... İşte bu yüzden hayatımızdaki sebep ve sonuç içeren herhangi bir olayı tam manasıyla kavrayamadık hiç.
   Sebepler dairesinde bize gösterilen her şeye tevekkül ettik, sonra düşündü kötü yanımız  'acaba suç kabullenmek mi?' diye... Neyse ki bir iyi yanım vardı bana beni soran beni anlatan ama öyle masum ve öyle saftı ki bir baktık dünya kandırmış bizi .
Her son sözümüz söylenmedik kalmış içimizde büyüyerek ve her söylediğimiz yanlış ulaşmış ulaşması gerekene...
   Şimdi sözün sonu mu başlangıcı mı bilinmez... Tek duam,  hakkında kesin bilgim olmayan şeyi istemekten O'na sığınmak... 
                                                                                
     zeynep

Yorum (yok) Yorum yaz!

'suyun suda kayboluşu gibi'

Mayıs 3, 2009 · Kategori: pervane

 

Yola çıkmakla başlar her şey.. Az bir azıkla, bir katre olarak… düşünmeden atarsın kendini içinde hakikat aşkı bilinmez yollara..

Her aşkın bir yolculuğu var muhakkak…

Sevmek fedakarlıkla eş olur; sevmek kaybolmakla arkadaş

ve her yolculuk yeni bir şeyler katar aşka…

 

Aşık acıların için de derin bir sevinçle uyanır..

Cayır cayır yanan ateşlere atılır da İbrahim gibi gül bahçesin de sanır ya kendini…

Azap kelimesiyle çözümlenir yüreği; lezzeti bulur…

 

Aşk tatlı bir dertleniş… Aşk kendinden bir parçayı aramaktır…

Perdelerin ardına düşer gölgesi.

Sen, ben davası olmayan bir yer aşkın otağı…

Zamanı okumadan, sıyrılıp aşan mekanları… hem her yerde olan, hem hiçbir yerde bulunamayan..

 

Aşk, uzun uzadıya, ardı arkası kesilmeyen bir hu çekmek..

 

Ve aşk, Seni sevmek, Sana emeklemek, adımlamak yolunu, sürünmek kapında…

Okyanusunda bir damlacık olmak..

Kendimde seni aramak ve sende kendimi bulmak.

Döne döne, yana yana….

Maksat ne dönmek, maksad ne yanmak

Maksat bulmak

Maksat kaybolmak..

En mühim..

En belirsiz…

 

Aşk olmak… Aşık olmak…

                                                          duru

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

sitem

Nisan 18, 2009 · Kategori: edebiyat


Önde zeytin ağaçları arkasında yar
Sene 1946
Mevsim
Sonbahar
Önde zeytin ağaçları neyleyim neyleyim
Dalları neyleyim.
Yar yollarına dökülmedik dilleri neyleyim.

Yar yar!..Seni kara saplı bir bıçak gibi sineme sapladılar
Değirmen misali döner başım
Sevda değil bu bir hışım
Gel gör beni darmadağın
Tel tel çözülüp kalmışım.
Yar yar
Canımın çekirdeğinde diken
Gözümün bebeğinde sitem var

bedri rahmi eyüboğlu

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

kaostan tevekküle...

Mart 27, 2009 · Kategori: insana dair

             
   Her duanın cevabının bir zamanı var diyorlar ama ya artık gectiyse vakit… artık ya hiçbir şey değişmeyecekse o duanın gercekleşmesiyle… yarım kalan hikayeler dualar, aşklar, acı cekmeler… her defasında farklı bir dua, ama kabul olunması öyle çok da isteniyor ki yalvarılıyor, inanılıyor kabul olacak diye; hatta başkalarından da dua isteniyor… her şey için düşünmeden anlık hislerle, kısa süreli düşler için edilen  dualar………….

  Solmayan, gerçekleşmesini beklemenin bile komik olduğu fakat kalp ağrılarına(!) neden olan şeyler ve kabul edilmesi deli gibi istenilen dualar….. Ve belki bir süre sonra unutulan dualar.. Ne basitiz biz. Yani bize boşuna beşer dememişler ya!!  Gecelerimizi uykusuz geçirdiğimiz ‘şey’ler için defalarca edilen dular, daha sonra başka ilgilenecek ‘şey’ler bulduğumuzda unuttuğumuz dualar… Yani aslında her duanın bir cevabı olmuyor galiba her zaman ve olmaması da bizim için hayırlı… Öyleyse istediğim o ‘şey’ için önce ‘gerçekleşsin benim olsun evet onu mutlaka istiyorum!’ dememeliyim de benim için gerçekten hayırlıysa istemeliyim. Öyle ki gaybı bilen Allah’ım o ‘şey’i ne kadar istediğimi de biliyor…

 Hasta olduğunu düşün! Doktora gider ve bir ilaç yazmasını istersin. O sana en uygun ilacı yazacaktır. Senin hayır ben bunu kullanamam diğerini istiyorum, o çok daha faydalı olacaktır demeye hakkın var mı? Öyle ki Yüce Rabbim de beni benden iyi bildiğine göre hakkım var mı şu duam kabul olsun diye tutturmaya... Sümme haşa! Ve Allah ım bu mübarek günde kafamdakı tüm soru işaretlerini sana emanet ediyor ve kendimi sana teslim ediyorum. Affına ve merhametine sığınıyorum…………………

                                                                                         DURU

Kalıcı Bağlantı Yorum (3) Yorum yaz!

dört

Mart 5, 2009 ·

Görmüyor musun kabuk bağlamıyor kanattığın hiç bir yaram
Hiçbir zaman geri dönmüyor kaybettiğin onca insan
Saat dört olmuş arıyorsun çaresini hüznün, kederin
Acıdan başka dermani yok ki boşvermiş bünyenin....


Yorum (1) Yorum yaz!

ÖZLEYEN

Şubat 6, 2009 · Kategori: edebiyat

 


Gönlümle oturdum da hüzünlendim o yerde,
Sen nerdesin, ey sevgili, yaz günleri nerde!
Dağlar ağarırken konuşmuştuk tepelerde,
Sen nerde o fecrin ağaran dağları nerde!

 

Akşam, güneş artık deniz ufkunda silindi,
Hulyâ gibi yalnız gezinenler köye indi,
Ben kaldım, uzaklarda günün sesleri dindi,
Gönlümle, hayâlet gibi, ben kaldım o yerde.

                                                    y.kemal beyatlı

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

sükutum................

Aralık 2, 2008 · Kategori: edebiyat


Bir ağaç var içimde
fidesini getirmişim güneşten.
Salınır yaprakları ateş balıkları gibi
yemişleri kuşlar gibi ötüşür.

Yolcular füzelerden
çoktan indi içimdeki yıldıza.
Düşümde işittiğim dille konuşuyorlar,
komuta, böbürlenme, yalvarıp yakarma yok.

İçimde ak bir yol var.
Karıncalar buğday taneleriyle
bayram çığlıklarıyla kamyonlar gelir geçer
ama yasak, geçemez cenaze arabası

İçimde mis kokulu
kızıl bir gül gibi duruyor zaman.
Ama bugün cumaymış, yarın cumartesiymiş,
çoğum gitmiş de azım kalmış, umurumda değil

Nazım hikmet ran

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

Nisyan...İsyan...

Kasım 4, 2008 ·



Kaçıyoruz... Sebepsiz yere kendimizden kaçıyoruz.Duygularımızla yüzleşmekten korkar olduk. Belki ondan, belki bundan kusurlarımız büyüyor gözümüzde.Biz bir karınca ve onlar aşılması zor dağlar...
Yakın gözlüğüyle uzağı görmeye çalışıyoruz. Karşımıza çıkan problemler boyumuzu geçmezken diz çöküyoruz önlerinde, büyüyorlar dev gibi... Bakış açımız bir atınkiyle aynı: süslü gözlüklerimiz var dışardan bakıldığında, ama içi karanlık...yobaz...
Tabu ne demek; bizim kendi ellerimizle ördüğümüz surlarımız var..kim aşacak,kurtaracak bizi??
Bie de sevmek çıkıyor bunca derdin arasında karşımıza.. Hırslarımız varken, gururumuz, komplekslerimiz varken, değer vermek de neymiş bir insana... Pedagoji değil yapmak istediğim ama biz severken bile eziliyoruz, sevilirken bile eziyoruz...
Güzel cümleler kurdurmuyor hayat bize.'Sokakta suç işlenirken, düşüncenin asaletine sığınmak asıl ihanet.. ' anlamıyoruz düşünmekten önemli bir şey daha var yapmamız gereken: harekete geçmek......
Uzaktan dinlemeye alışmısız tartışmaları, kısır fikirlerimiz var.. hep baskasının agzı konusan, gören gözler başkasının.. Biz, 'BİZ'i  ne zaman kaybettik.....
                                                                                                               Duru

Yorum (4) Yorum yaz!

eylül nerdesin??

Kasım 2, 2008 · Kategori: edebiyat




   Umutsuz bir aşk; ama umutlu bir aşık... Aşk cesaret ister, nerde küheylan yüreğin? Dilemek yetmez, beklemek ne büyük azaptır....
  
   Yeter başkasının gözlerinde onu bulmaya çalışman...mahzun bakışlarla onu araman hiçbir yerde olmadığını bilerek... Bu akl-ı firarilik nereye kadar....... neye yarar...??
  
   Yüreğim kanıyor bu acıdan... İçimde yankılalan ismin dudaklarımdan dökülmek üzere... Korkuyorum kaybetmekten, bulamamaktan... Yine de umudum var, haa bi de dualar..
  
   Ben umutlu aşık...umutsuz bir aşk!!!
  
   Aşılamayan yollar... Birbirinden habersiz hayatlar... Birinin hatırına dahi getiremediği biri... Ve diğerinin hatırından düşmeyen bir anı... Nefes almak onsuz... Yaşadığını zannetmek.. Zaman neymiş; mekanlar nerde.......
  
   Geçmiş defalarca yaşandı içimde... Ve seni ''şimdi'' bulana dek 'geçmiş'te olacağım haberin olsun... Ben her zaman umutlu aşık....., gerçeği hayalle karıştırmış... sevmeyi sancıyla...
                
                                                                                 Duru Nisyan

Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!

dizelerde aranan....

Ekim 30, 2008 · Kategori: insana dair


İyi günlerimde çok eller uzanır ellerime,
Resmimi, suratımı baş köşeye asarlar...
Fakat demir kapıların her kapanışında üzerime,
Ardında taş duvarların her kaldığım zaman,
Ne arayan beni, ne soran...

Eeeehh, daha iyi be, bunun böyle olduğu...
Minnetim ve borçluluğum yalnız sana kalsın.
İyi günlerimde benim unuttuğum insan eli
Nasılsın?...

NAZIM HİKMET

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::