LEVHA (I)
Bezm-i elest’te her ruha bir ayna tutuldu ve ruhlar gördüklerini doğruladılar ve ruhlar gördüklerini doğruladılar, doğruladıklarını unutmamaya söz verdiler.
Sonra oradan ayrıldılar ve bezm-i cihan’ın içine düştüler.
Bir ney gibi ayrılık derdiyle doldular.
Eğer gönül alem-i ervah’tan bir maksad seçmemiş olsaydı,
O hareketlerin içinde kaybolacak, verilen söz unutulacaktı.
Gönlün seçtiği maksadın adı ise Aşk’tı.
Aşk ki ruhun geri dönüş ve kurtuluş hareketi..
Yani ezelin ebedle vuslatı idi…
OL AŞK
Gönlün mayası aşk kıvılcımlarıdır ve mülkü ateş,
Ateştir aşkın misali. Çünkü aşk da ateş gibi baş kaldırır, büyür, yayılır, yakmak, kül etmek ve Simurg gibi küle yeniden can vermek ister.
Kiminin canında alevi kısa ve fersizdir.
Ama kim ki lale gibi aşk ile dağlanıp dolmuştur, onun canı ateşle kaplıdır.
Kimi sevdasını kıvılcımlara bölüştüre bölüştüre dağıtır, elden çıkarır rüzgarın savurduğu küle döner.
Kimi de varlığını ateşe sunar, yandıkça yanar ve külünü ata ata yandıkça nur’a varır.
O da sedefte gizlenen inciye benzer.
Kim ki doğru aşıktır canı çoktan adanmıştır.
Tıpkı bir yörüngeye bağlı olan yıldız gibi sevgiliye bağlıdır gündüzü de gecesi de…
Aşığın payına düşen belalı bir yazgıdır aşk. Ne alınmış bir ‘’karardır’’, ne seçilmiş bir ‘’eylem’’.
Aşıklar ki koşulsuz sever, canları aşka gülümser, boyunları yalın kılıcı küçümser.
Ve hiç söndürmedikleri lambaları adanışlıkları simgeler.
Öyle ki aşkın mümkünleri çoktur.
Gah viran bırakır, gah imar eyler.
Gah gamlı kılar, gah mest…
Belki bu yüzden aşığa akıl ermez.
Zira aşkın telkinleri karşısında Aşık dahi şaşkındır, acizdir, haraptır.
Ne söyler ona aşk, ne alır, ne bırakır aşık dahi tarif edemez.
Zaten ne aşka harfler yeter, ne de aşık olmak öğretilebilir.
Yine de aşk gizli kalmayı sevmez ve aşık da sırrını saklamayı bilmez.
Aşıklık ki ateşin gergefinde yakınmadan, vazgeçmeden yana yakıla, bata çıka oluşan nakışa benzer.
Gerçi dil o nakışın esrarını çözemez. Belki de bu yüzden o gergefin eserleri ne kadar anlatılsa, eskimez, eksilmez, tükenmez. Ve onun hikayesi dahi gönlü yakar geçer.
Münire Daniş